Suç

Odessa katliamının 10. yıldönümü: Görmezden gelinen dava kapandı mı?

2 Mayıs 2014 Cuma günü, Güney Ukrayna’nın Karadeniz kıyısındaki liman kenti Odessa’da, Harkov’dan gelen futbol taraftarları, radikal gruplar olarak bilinen Sağ Sektör militanları ve Kiev’den gelen sözde Maydan savunucuları ‘Ukrayna’nın Birliği İçin’ adlı bir yürüyüş düzenlemiş, yürüyüş sırasında kentin merkezinde yer alan Yunan Meydanı çevresinde Maydan destekçileri ve karşıtları arasında taş, havai fişek, molotof kokteyli, havalı ve travmatik silahların kullanıldığı çatışmalar yaşanmıştı.

Polis, muhalifleri insan zinciri ile ayırmaya çalışırken, tarafların saldırısı altında kolluk kuvvetleri geri çekilmek zorunda kalmış, Uzun süren çatışmaların ardından Kievde darbeye dönüşen Maydan’a karşı gelen Odessa halkı, Kulikova Polye ilçesine geçerek burada federalleşme ve Rusça’ya devlet dili statüsü verilmesine ilişkin referandum düzenlenmesi için imza kampanyası başlatmıştı.

İmza kampanyasını engellemeye çalışan Maydan yanlıları, Kiev’deki darbeyi kabullenmeyen grupların kurduğu çadırları yıkarken, Batı destekli neo-Nazilerin de aralarında bulunduğu radikaller, Sendika Evi binasına sığınmaya çalışan Maydan karşıtı aktivistleri binayı molotof kokteyli atarak ateşe vermişti.

Bununla birlikte pencerelere ateş ederek içeridekilerin kaçmasını engelleyen aşırı sağ gruplar, itfaiyecilere de engel olurken, yangın kısa sürede tüm katlara yayıldı.

Bina yanında bekleyen çevik kuvvet ekiplerinin ise ‘silahsız’ olmaları gerekçesiyle katliamı engellemek için hiçbir şey yapamadıklarını söyledikleri kaydedildi.

Türkiye’de Ukrayna’nın Madımak’ı olarak da nitelendirilebilecek Odessa katliamıyla ilgili resmi raporlara göre, itfaiyeciler yine de yaklaşık 350 kişiyi yanan binadan çıkarmayı başarırken, kaçmayı başaranların çoğu ise Maydan destekçileri tarafından linç edildi.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı Odessa Bölge Müdürlüğü’ne göre olaylar sonucunda 7’si kadın ve biri çocuk olmak üzere 48 kişi öldü ve 247 kişi yaralandı.

6 kişinin Sendika Evi öncesi Yunan Meydanı’ndaki çatışmalar sırasında öldüğü, Sendika Evi’ne sığınan 42 kişinin birçoğu diri diri yanarak, bazıları da duman ve karbonmonoksit nedeniyle boğularak yaşamını yitirdi.

Aralarından 10 kişinin de binanın pencerelerinden düşerek hayatını kaybettiği açıklanırken, bazı Ukraynalı politikacılar, Kiev makamlarının kurban sayısını kasıtlı olarak düşük gösterdiğini ve bu sayının 116’ya kadar çıkabileceğini itiraf etmişti.

Soruşturma hala sürüyor

Soruşturma, Ukrayna Başsavcılığı ve İçişleri Bakanlığı’na verilirken, yabancı uzmanlar da soruşturmaya dahil edilmişti.

Mayıs 2014’te şüphelilerin gözaltına alınmasına başlanmış, soruşturmada çatışan her iki tarafın temsilcilerinin de tutuklandığı belirtilmişti.

Duruşmanın ilk gününden sonra, birkaç düzine maskeli radikal, sanıkların ve mağdurların akrabalarına ve aile üyelerine saldırırken, mahkeme binasına girmeye çalıştı.

30 Haziran 2015 tarihinde Malinovsky Bölge Mahkemesi davanın esasını görüşmeye başlarken, ancak duruşmalar, savcılığın sanıklardan biri olan Rus vatandaşı Yevgeniy Mefedov’a karşı delil sunma konusundaki isteksizliği dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle defalarca ertelendi.

Sonuç olarak, 15 Mayıs 2017 tarihinde Malinovskyi mahkemesi davadan çekilirken, 19 Mayıs’ta Odessa Kiev Bölge Mahkemesi de davaya bakmayı reddetti.

26 Mayıs 2017 tarihinde Odessa Bölgesi Temyiz Mahkemesi, ceza davasını hakimlerin reddi nedeniyle duruşmalara yeniden başlamak zorunda kalan Çernomorsk Şehir Mahkemesi’ne (Odessa Bölgesi) devretti.

18 Eylül 2017’de Çernomorsk Mahkemesi, ‘suçun kanıtlanamaması’ nedeniyle katliama karışanları suçsuz bulurken, 19 radikalin gözaltından serbest bırakılmasına karar verdi.

Davanın, Sendika Evi’nde çıkan yangınla ilgili ikinci kısmına ilişkin ön duruşma soruşturması bugüne kadar tamamlanamazken, dava materyallerinin gizlendiği ortaya çıktı.

Soruşturmalarda henüz tüm faillerin kimliğinin tespit edilemediğini bildiren mahkeme, ancak Odessa’daki kitlesel ayaklanmaların planlı olduğu sonucuna varırken, bununla birlikte, Ukrayna’daki savcı yardımcısı Vladimir Guzir, savcılığın Odessa’daki Sendika Evi’nin kasıtlı olarak ateşe verildiğine dair hiçbir kanıt bulamadığını savundu.

Verkhovna Rada tarafından da Odessa’daki olaylara ilişkin paralel bir soruşturma yürütülmüş ve bu soruşturma sonucunda ‘trajediye kolluk kuvvetlerinin eylemsizliğinin neden olduğu’ sonucuna varılmıştı.

Ukraynalı muhalif siyasetçi Viktor Medvedçuk, 2 Mayıs 2014 tarihinde Odessa’da meydana gelen trajedinin organizatörlerini ve faillerini açıklarken, bunlar arasında eski Ukrayna Cumhurbaşkanı vekili Aleksandr Turçinov, İçişleri Bakanı Arsen Avakov, eski Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) Başkanı Valentin Naliyvayçenko, eski Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Andrey Parubiy ve eski Dnepropetrovsk Bölgesel Devlet İdaresi Başkanı İgor Kolomoyski’nin olduğunu bildirdi.

Medvedçuk, katliam sonrası sahadaki eylemlerin 6 Mayıs 2014 tarihinde Odessa bölgesine vali olarak atanan İgor Palitsa tarafından yönetildiğini ekledi.

Odessa katliamına uluslararası tepki

Aralarında Birleşmiş Milletler, AGİT ve Avrupa Konseyi’nin de bulunduğu uluslararası örgütler, Kiev’deki yetkililerin Odessa’daki trajediye ilişkin tarafsız bir soruşturma yürütme konusundaki hareketsizliğine defalarca dikkat çekerken, Şubat 2017’de, 2 Mayıs’ta ölen Odessa kurbanlarının yakınları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.

Geçen 10 yılı değerlendiren uzmanlara göre ise Odessa’daki sendika binasında yaşanan trajediye ilişkin sürüncemede bırakılan soruşturma, katilleri mazur göstermeye ve kurbanları suçlamaya indirgenirken, Batı’nın katliamı ve ardından gelen soruşturmaları görmezden geldiğine dikkat çekildi.

Miroşnik: ABD ve İngiltere, soruşturmalara engel oluyor

Sputnik’e konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın Kiev rejiminin suçlarından sorumlu büyükelçisi Rodion Miroşnik, 10 yıl önce Odessa’daki Sendika Evi’nde işlenen suçla ilgili kapsamlı bir soruşturmanın ancak Kiev rejiminin devrilmesinden sonra mümkün olacağını söylerken, “Soruşturmalar, hem katillerin yaratıcısı hem de onlara yataklık eden mevcut rejimin görevden alınmasından sonra mümkün olacaktır. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB), en az beş yıldır bu suçun soruşturulmasını mümkün olan her şekilde engel oluyor” ifadelerini kullandı.

Miroşnik, 2014 yılında Odessa’daki sendika binasında çıkan yangının Donbass sakinlerini Ukrayna’dan ayrılmaya ittiğini vurgularken, “Bu trajedi, bu rejimle anlaşmanın, tek bir ülkede yaşamanın ve yasalarına uymanın mümkün olduğuna hala inananların son şüphelerini de ortadan kaldırdı. Bu trajedi, binlerce Donbass sakinini böyle bir Ukrayna’dan ayrılmak için oy vermek üzere sandık başına itti” dedi.

Kırım lideri Sergey Aksyonov ise, Telegram kanalında yaptığı açıklamada, 2014 Odessa katliamını ulusal gurur meselesi haline getiren bir devlet olarak Ukrayna’nın çoktan öldüğünü söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova
© Sputnik / Екатерина Чеснокова

‘Odessa’nın gerçekten özgür olacağı gün çok uzakta değil’

Odessa katliamının 10.yıldönümü nedeniyle açıklamalarda bulunan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Moskova’nın adil cezanın er ya da geç Odessa’daki Sendika Evi’nde işlenen suçun faillerini ve planlayıcılarını bulacağının altını çizdiği mesajında, “Bugün Odessa’daki katliamın kurbanlarını saygıyla anarken, adil intikamın er ya da geç zaman aşımı olmayan bu barbarca suçun faillerini ve planlayıcılarını yakalayacağına inanıyoruz. Neo-Nazilerin boyunduruğundan kurtulan Odessa’nın bir kez daha farklı milletlerden insanların barış ve uyum içinde yaşayacağı gerçek anlamda özgür bir şehir haline geleceği günün uzak olmadığından eminiz” ifadelerine yer verdi.

Zaharova, Kiev’in uluslararası örgütlerin baskısıyla başlattığı Odessa soruşturmasının bir maskaralığa dönüştüğünü de hatırlatırken, şu şekilde sonlandırdı:

“İddianame eksiklikler nedeniyle defalarca savcılığa iade edildi. Hakimler dört kez ret talebinde bulundu, bu da davanın değerlendirilmesini yavaşlattı. Dava ters yüz edilmeye çalışıldı. Suç radikallere değil, onların ellerinde acı çeken daebe karşıtı aktivistlerine atfedildi. Tüm bunlara milliyetçi grupların mahkeme sürecine ağır müdahaleleri eşlik etti. Avukatlara, hakimlere, sanıklara ve yakınlarına saldırılar. 2019’da ise, ‘Ukrayna’da yasa ve cezanın kaçınılmazlığı ilkesinin kayıtsız şartsız uygulanacağı’ sözünü vererek iktidara gelmesine rağmen sözünü yerine getirmeyen Zelenskiy’in (Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir) iktidara gelmesiyle birlikte Odessa’daki olayların adil bir şekilde soruşturulacağına dair beslenen tüm umutlar söndü.

nurhak-ajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
istanbul escort
adalar escort
arnavutköy escort
ataşehir escort
avcılar escort
bağcılar escort
bahçelievler escort
bakırköy escort
başakşehir escort
bayrampaşa escort
beşiktaş escort
beykoz escort
beylikdüzü escort
beyoğlu escort
büyükçekmece escort
çatalca escort
çekmeköy escort
esenler escort
esenyurt escort
eyüp escort
fatih escort
gaziosmanpaşa escort
güngören escort
kadıköy escort
kağıthane escort
kartal escort
küçükçekmece escort
maltepe escort
pendik escort
sancaktepe escort
sarıyer escort
şile escort
silivri escort
şişli escort
sultanbeyli escort
sultangazi escort
tuzla escort
ümraniye escort
üsküdar escort
zeytinburnu escort
istanbul escort
istanbul escort